Bazen hoşçakal demek gerek arkasından gidişini seyrederken… İstemeyerek de olsa fısıldamak rüzgarın ona iletmesi umuduyla: Elveda… Sonra anıları toplayıp birer birer kutulara kaldırmak ve üzerlerine “Açılmayacaklar” yazmak.

Hayatın yelkenlerini fora ettikten sonra Kaybedenler Kulübündeki üyeliği yenilemek gerek. Sonra yine yelkenler fora. Rüzgarın bizi nereye, nasıl ve ne zaman götüreceğini bilmeden yaşamaya devam etmek. Rüzgarın hızına ve akıntının yönüne güvenerek ya da güvenmeyerek.
Peki ne zaman rüzgara karşı kürek çekmeye başlayacağız? Kayaya çarpıp hayatımızı paramparça ettikten sonra mı yoksa kayayı görüp parçalanmaya ramak kala mı?
Siz hangisini yaptınız? Yoksa hala hayatınızın rotası meçhul olarak rüzgarın elinde mi?
Leave a Reply